Çölün çekilen son damlası için
bir karınca,
geri dönüp bakışını bıraktı
Hazar’ın tuzlarına.
Tuz, göz yaşından döllendi.
Yumurtalar öksüz, sessiz
doğdular, haritasız bir zamana.
O bir damla yaş, karıncanın
ayrılık acısının işareti oldu
çöl sınırına.
Son damla sanılan iç denizde
gözü olmayan bakışın geçmişinde
Stepli dansçılar geleceğe doğdular.
Kervan çoktan Hazar’ın
Siri Derya’nın da aşağısından Dünya’nın
zamanın, kanın ve damarın
bilinen bütün yollarından haritanın
yürüdüler, ayrılığı anımsamadan.
“Dört nala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan”
Göç, kelime anlamını yazdı.
Çöl, hiç unutmadı gidenleri
ve hiç eksilmedi özlemeleri.
Kuruyan son ağacın, ağıdı evrildi
yaşanan her çağa.
Önce senfoniydi, rüzgarın dudaklarında
sonra, bir dans ritmi oldu,
Steplilerin balıklaşan ayaklarında.
Meryem Arıcan, Aralık 2003, İstanbul
————-
Sanatçı, üretimindeki özgün biçemi iki kaynaktan beslenerek geliştirir. Bu kaynaklar, kuşatıldığı kültürel birikim ve tinsel iç yaşantıdır.
Genetik kodlarla aktarılanları da içeren tinsel yapı, sanatçının kişisel hazinesidir. Bu hazine, merak hissettiren muğlaklığıyla sanatçıyı özgün ve özel kılar.
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisindeki öğrenciliğimin ilk yıllarından itibaren, çizim yaptığımız heykellerle olan şaşırtıcı tanışıklık duygusu, beni doğup büyüdüğüm Hatay yöresine yöneltiyordu.
Doğu ve Batı kültürlerini buluşturan Hatay’ın, tinselliğimi besleyen zengin ama karmaşık yapısıyla, akademik programın ayıklanmışlığı arasındaki çatışma, beni kimlik sorgulamasına yöneltmiştir.
O yıllarda başlayan sorgulamayı iki alanda takip ederek, araştırmalarımı sürdürdüm. Bunlardan biri, tinsel dünyamın zenginliğiyle çağdaş sanatı buluşturarak, resim üretimimi özgün sonuçlarına geliştirmek; diğeri de, kuramsal düzeyde yeterlilik diploması aldığım tez çalışmasıdır: “Ekonomik Alt Yapıya Temellendirme Bağlamında Türk Resminde Biçim Sorunları”. Bu araştırmam, şamanik dönemden, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurulduğu yıllara değin geçen süreci, örnekler üzerinden analiz eden, görsel okumaları içerir. Bu kuramsal okumalar, tinsel dünyamın karmaşa da oluşturabilen zenginliğini aydınlatmıştır.
Resim üretimimde “dans” teması, yüklendiği içerikle farklılaşarak, sık sık irdelediğim; kostüm, maske ve makyajla tamamlanarak sahnelenen bir değişim, dönüşüm metaforudur.
“Stepin Dansçıları” dizisinde dans, bir göç serüveninin, farklı kültürlerle karşılaşarak, yeni değişim dinamikleriyle geçirdiği, “kendi olma” sürecini yorumlar.
Meryem Arıcan