…dans…birisiyle ya da tek başına, izleyicisiyle birlikte…Her iki durumda da bir buluşmayı, bütünleşmeyi sağlar.
Resim üretiminde izlenen temalar, kişiselden evrensele doğru evrilirken, biçim açısından dışa vurumcu öznel tavır, gelenek birikimimizin eşsiz disipliniyle buluşarak özgün sonuçlarına gelişti.
Dans, sanat çalışmalarımın her döneminde, sürecin kendine özelleşen bağlamında yüklendiği rolüyle, değişerek ele aldığım temalardan biridir. “Evren ve Beden” dizisinde ise figürler, imkanlı olmayan dural hareket pozlarıyla “an”ı “sonsuz zaman”a bağlar. Makrokozmos ya da “büyük evren”le bütünleşme istenci taşıyan insan…
Raks, beden durağanken eller, kollar ve baş hareketleriyle yapılan bir dans formudur. Ezoterik bağlamdaki karşılığı dört elementten biri olarak ateş yani enerji, varoluşun ritmik edim halidir. Kostüm, maske ve abartılı makyajla bütünleşen, sahnelenen bir “yerine geçme” ritüelidir. Bu bağlamda raks, zihinsel ve ruhsal olarak, beden üzerinden gerçekleşen bir dönüşüm metaforudur. “Evren ve Beden” dizisindeki her figür, “büyük evren”le kurulan bağın, senkronize oluşun göstereni olma rolünü üstlenerek imgeleşir.
Aşırı materyalistleşen günümüz yaşantısında insan için sağaltıcı, eksikliği duyulanı tamamlayıcı olan sanatın doğasıdır. Üreterek, izleyerek, paylaşarak…Biriyle dans ederek ya da ressam olarak tek başına, bir sergi sahnesinde izleyicisiyle buluşarak…
Meryem Arıcan